Çanakkale’nin Tarihçesi

Çanakkale’nin Tarihçesi

Çanakkale’nin Tarihçesi, İnsanlık tarihinde büyük önem taşıyan Türkiye’nin kuzeybatısında; Avrupa ve Asya kıtalarını birbirinden ayıran ve kendi adını taşıyan Boğaz’ın iki yanına kurulmuş benzersiz coğrafyası, binlerce yıllık tarihi zenginliği, kültürlerinde barındırarak efsanelere ve mitolojiye ev sahipliği yapmış Türkiye’nin ve Dünya’nın nadide illerinden biridir Çanakkale

   Çanakkale’nin doğusunda ve güneydoğusunda Balıkesir, batısında Ege Denizi, kuzeybatısında Edirne, kuzeyinde Tekirdağ ve Marmara Denizi bulunmaktadır. Eski çağlarda HELLESPONTOS ve DARDANEL olarak anılan Çanakkale M.Ö. 3200 lerden beri yerleşim alanı niteliğini korumuştur. Boğazın en dar yerinde Fatih Sultan Mehmet döneminde Rumeli yakasında Sestos dolaylarında Kilitbahir, Anadolu yakasında Abydos dolaylarında Sultaniye (Kale-i Sultaniye)ya da Çanak Kalesi adı ile anılan kaleler yaptırılmıştır. Bugünkü Çanakkale İli adını Anadolu Yakasındaki Çanak Kalesinden almıştır. Bugün bu kale Çimenlik adı ile anılmaktadır.

   Ege ve Marmara Bölgesinde toprakları bulunan ilin yüzölçümü 9737 kilometrekare, kıyı uzunluğu 671 kilometredir. Kıyı uzunluğu ile ülkemizin Muğla’dan sonra ikinci ili olma özelliğini taşımaktadır. 1897 Yılında İtalyan tüccar ve konsolosu Emily Vitalis tarafından yaptırılmış kentin simgelerinden biri olan Saat Kulesi vardır. İskelenin yakınındadır. Ayvalık taşından yapılmış olan kulenin dört cephesinde de saat vardır. Kentin bir diğer simgeside olan Çanakkale Türküsünde adı geçen 1889 yılında Abdülhamit döneminde İlia Halyo tarafından yaptırılan Aynalı Çarşıdır. Çarşı hakkında pek çok şey öykülendirilir.

   Erken Bronz Döneminden bu yana önemli bir yerleşim merkezi olan Çanakkale; Çanakkale Boğazı sayesinde Anadolu ile Avrupa ve Akdeniz ile Karadeniz arasındaki bağlantıyı sağlayan iki doğal boğazdan biridir. Boğaz 65 km. (35 mil) uzunluğunda genişliği 1 km ile 6 km (0.75 – 4 mil) arasında değişir. Ortalama derinliği 100 metre (328 ft.) civarındadır.

   Çanakkale iklimi Konumu gereği Akdeniz ve Karadeniz iklimi arasında bir geçiş gösterir.

  Çanakkale kent gezisine Çimenlik Kalesinden başlanarak Aynalı Çarşı, Havra, çarşı Caddesi, Cumhuriyet Meydanı, Halk Bahçesi, Kordon, Yalı Caddesi gibi yer ve mekanlarda dolaşılabilir.

   Bol balık veren temiz sahilleri ve Helenik Mitoloji ile Türkmen efsanelerinin birbirine karıştığı; Zeus’un Troia Savaşları’nı izleyip müdahale ettiği Kaz Dağlar (İda) ; Türkiye’nin en büyük adası Gökçeada (İmroz) ve turizm merkezi Bozcaada (Tenedos) ile bir deniz ve turizm merkezidir. Üniversitesi, turizme hizmet veren nitelikli otelleri, Ege mutfak kültürünün özel lezzetleri ile günümüzde de günlük yaşamın kolay olduğu bir cennettir Çanakkale.

   İzmir yolu üzerinde Çanakkale’nin en eski yerleşim izlerini barındıran dünyada bilinen en eski Tümülüslerden Dardanos Tümülüsü, Boğazın Anadolu yakasında, Çanakkale’ye 5 km uzaklıktaki Nara Kalesi, Çanakkale Deniz Savaşları sırasında büyük cesaret gösteren ve şehit olan Dardanos bataryası komutanı Üsteğmen Hasan ve Teğmen Mevsuf’un anısına yapılmış Hasan Mevsuf Şehitliği, İzmir çıkışında Çanakkale Boğazı kıyısında ve Çanakkale’nin sayfiyesi Kepez ve Kepezaltı, Kent Merkezine 14 km uzaklıkta Boğazın temiz sularında bir tatil merkezi Güzelyalı sahili Çanakkale’nin mutlaka gezilip görülmesi gereken tarihi kültürel ve turistik yerleridir. Dünya arkeoloji literatürünün önemli mekanlarından olan Troia, Nrandria, Alexandria Troas, Assos, Chryse, Lamsokos, Çanakkale il sınırı içindedir.

 

Asya Kıtasının en uç noktası olan adını sahip olduğu kaleden alan antik çağda da adından Lekton yada Lektos olarak bahsedilen,

Homeros’un İlyada adlı eserinde ve ünlü tarihçi Amasyalı Strabos’un coğrafya kitabı “Geographika” adlı eserinde yer alan,

Ege ve Marmara Denizi’nin ayrım nokatasını oluşturan tarihi bir bölgedir.

Köy eski bir Osmanlı köyüdür. 1725 yılında bir deniz seferinden dönüş sırasında fırtınaya tutulan sultan III.Ahmat doğal limana sığınır.

Bunuı fırsat bilen köylü ahalikorsanlardan bıkıp usandıkları içindertlerini sultana anlatır.III.Ahmet Veziri Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’ya ilgilenmesi için buyruk verir.

Nevşehirli Damat İbrahimpaşa Damadı Kaptan-ı Derya Kaymak Mustafa Paşa’yı bu iş için görevlendirir. Bir fermen çıkarılır. Fermenle yurdun dört bir yanındaki mahkumların Bababurnu’nda çalışmaları halinde serbest olacakları buyrulmuştur.

Mahkumlar canla başla çalışıp kaleyi yaparlar. Çeşme için beş kilometre öteden künk döşeyip su getirilir.

Limanın inşaatı başladığı zaman Kaymak Mustafa Paşa, Patrona Halil isyanında öldürülünce inşaat yarım kalır. Liman çok sonraki tarihlerde tamamlanır.

 Zamanında kalenin içinde 40 ev ve camii varmış.

 http://www.canakkale.bel.tr/

Bir cevap yazın