Yaslı Adam ve Elma Agacı

Genel konuları paylaşım yeriniz.
Paylas |

Yaslı Adam ve Elma Agacı

Mesajgönderen Ahirem » 04 Şub 2009, 11:57

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak: "Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık". Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu.

Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken :

"Ver yavrum, derdi, gönder bakalım bu günkü kısmetimi." Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan.

Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirlerine anlatıp yaşlı çobanın veli bir zât olduğunu söylerlerdi.

Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense birşey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunların arasına attı kendini.

Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinde daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden. Yeniden doğmuştu sanki çoban. Birşey hatırlamıştı.

Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken :

"Canım" dedi, hıçkırıp ağlayarak.

"Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce neden söylemedin, bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu ?"

alıntı
Sadece Susmak İstiyorum
Yalan İnsanları Kaale Almadan...
Haklıyken, Haksız Gözüksem Bile Kendimi Savunmadan...
Huzur bulmak İstiyorum Gözlerimi Kapayıp Kimseyi Anmadan...
Sessizliği Dinlemek İstiyorum Herşeyi Yaşamış Gibi Yaparak....

Resim


Kullanıcı avatarı
Ahirem
Deneyimli Üye
Deneyimli Üye
 
Mesajlar: 310
Kayıt: 26 Oca 2009, 16:47
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

  Tüm gönderileri

Re: Yaslı Adam ve Elma Agacı

Mesajgönderen Cyber » 24 Eyl 2013, 14:31

Güzeldi emeklerine sağlık teşekkürler -g- -g-
çocukluğun en güzel yanı,
kırmızı böceklerin uğur getireceğine inanmaktı..
Resim

Resim

Kullanıcı avatarı
Cyber
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
 
Mesajlar: 3376
Resimler: 342
Kayıt: 24 Oca 2009, 23:32
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

  Tüm gönderileri


Dön Serbest Kürsü

  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Okundu
    YAZARLAR

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir